<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/platform.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar/13199864?origin\x3dhttp://hikio.blogspot.com', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>

Salı, Ağustos 30, 2005

Bozcaada-2

bozcaada

Aaah ah ne desem ne anlatsam ben şimdi sizlere. Oysa ki ne hayallerim vardı. Şurada şunu yedik siz de deneyin, burada denize girdik süperdi kesin siz de girin falan diyecektim ama baktım ki o anlar sadece adadayken anlamlı. Üstelik bir de henüz gitmemiş insanların kafasında bunları canlandırmaya çalıştığımı düşününce ne kadar nafile bir uğraş içerisinde olduğumu farkediverdim birden. Adaya gidecek kişilere yararlı bilgiler verme adına yazılabilir böyle bir yazı elbet ama onu da yapmışlar zaten benden önce bir çok kere. Buyrun bu yazıyı okuyun çok istiyorsanız. Ben çok faydalandım mesela. Ya da olmadı basitçe google'da aratıverin bir. E onu da ben yapayım. Olmadı sözlüğe baktırayım. Sonra da gidip biraz daha ada anılarımla başbaşa kalayım.

P.S. Yine de plajlar konusunda birkaç şey demeden geçemeyeceğim. Bu konunun eksikliğini farkettim diğer yazılarda da o yüzden yani. Adanın en önemli iki plajı: Ayazma ve Habbele. Ayazma daha çok güneyin curcunasını arayanlar için ideal. Güney kadar olmasa da adanın geneline oranla kalabalık ve hareketli denebilir. Özellikle haftasonları. Boşuna kalabalık değil elbet. Süper bir kumsalı ve git git derinleşmeyen bir denizi mevcut. (Hatta gittikçe yükseliyor ilerilerde. 200 mt ötede bazı noktalarda ayak bileğinize iniyor tekrar. Vallahi bak.) Bana sorarsanız e curcuna istiyosanız adaya gitmeyin madem derim. O yüzden benim favorim Habbele plajı. Şu kumdan eyfel'in yapıldığı yer aynı zamanda. (Bu kez başka bir bombam var. Aurora, loch ness canavarını görüntüledi.) Ha bir de adada birçok irili ufaklı sakin koy var ve hepsi enfes. Onları da deneyin. Bizim in-cin yüzünden bir türlü başbaşa kalamadığımız koy'un adı neydi sahi Aurora? (Yine gidelim.)

Perşembe, Ağustos 11, 2005

Bolcaada ve kumdan kuleler

Uzun zamandır istediğim Bozcaada gezintisi nihayet geçen hafta gerçekleşti.

Deniz, kum, huzur, eğlence ve şarap diyerek özetlenebilecek bir gündü. Daha da kısaltmak gerekirse dünyadaki cennet diyebilirim Bozcaada için. Daha ne isteyebilir ki bir insan! Elbette güzel geçirilen bir günlük gezi sonrası ideal yeri buldum nidaları atmak pek akıllıca sayılmaz ama sevdim işte. Bencil davranıp, beklenti yaratmamak için alçaktan uçan bir yorum getiremeyeceğim bu sefer. Bu da kendi blogumdaki lüksüm olsun.

Tek tek detay anlatmak istemiyorum ama yine de şöyle kısaca bir bahsetmek gerek. Ada fazla büyük değil. Tahminimce çevresi 10-15km civarında. Bazen kumsal, bazen kayalardan oluşan irili ufaklı birçok koy mevcut ve her biri tek tek doğa harikası. En çok rağbet gören plajı Ayazma'da (en sondaki lokantada aman diyim birşey yemeyin. Beş para etmez gözlemesi ve içinden kurt çıkan börülcesiyle takdirimizi! kazandılar sağolsunlar). Adanın diğer ucuna kurulmuş olan 17 adet rüzgar gülü de görülmeye değer. Arabayla girmenize izin verilirse en sona kadar gidip sahildeki deniz fenerini ve hemen önündeki karaya oturup terk edilmiş gemiyi görün derim.

Yemek ihtiyacınızı ilçe merkezindeki sahil restoranlarında karşılayabilirsiniz. 4 kişilik bir yemek, içkisi, balığıyla beraber ortalama 100 milyona mal olmakta. Fiyat performans oranı orta verilebilir.

Adaya gitmeyi istememin en büyük sebebi olan şaraplara gelelim. İlçe merkezinde birkaç tane şarap evi mevcut. Hepsinde de ada üretimi şaraplar satılmakta. İki litrelik damacanada satılan 7.5 liralık 2005 yapımı Ayazma beklediğimden iyi çıktı. Normalde sürekli içtiğim 2003-2005 yapımı 8.25 liralık (75 cl.) Majestik'lerden daha iyi buldum. Şarap evinde bulabileceğiniz en pahalı şarap 20 milyon idi ve onlardan biri olan, karalahna üzümlerinden yapılan corvus viniumu %13 lük yüksek alkol oranıyla sert ama hoş içimli buldum. Çamlıbağ 2002 özel rezerv (20 lira) ve 9 yıllık kostarağa (9 lira) henüz test edilmek üzere sıralarını bekliyor. Ancak şimdiden söyleyebilirim ki şarapla aranız iyiyse Bozcaadaya gidince şarap alın! Bir de üzüm tabi. Kudret o üzümü nasıl 3 yerine 1 kilo alırısın hala inanamıyoruz sana!

Geyikliden adaya giderken veya dönerken bildirilen feribot saatlerine güvenmeyin. Saat 10daki feribotu kaçırdık, bir sonraki de taa 14:30 diye hayıflanırken saat 12:10 da cart diye bir feribot gelebiliyor hiç bir yerde yazılı olmamasına rağmen. Çay bahçelerinde vakit geçirip süpriz bir feribot beklemeniz tavsiye olunur.

P.S. Bir arkadaşınız denize doğru frizbiyi atıp yine kendisi yakalamaya çalışıyorken frizbiye taş atıyorsanız, frizbiyi gözden çıkartınız. Ayrıca kumdan eyfel kulesi yaparken temeli yüksek tutunuz. Sonra düzeltmek zor oluyor.

Creative Commons License
This work is licensed under a
Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 2.5 License.